Bir Eleştiri… Sonra Neden Kafamız Kadar Dolu Yağıyor?

Merhaba

Dünyanın dengesini bozduk gerçekten uğraşa uğraşa sonunda.

Orman ve sit alanlarına yapılan o beton yığınlarını yapıp, satın alıp ve oturup, sonra iç mekanların her bir yanına yeşil bitkiler koyarak ‘Doğal Olanı‘ yakaladığımızı zannettik.

Toprağa elimizi bile sürmeye çekinmemize rağmen, çömlek! Ay pardon ‘Terracotta‘ aksesuarları koyduk evimize.

Dalından meyve yemek kavramını bırakın kenara, toplamayı bile unutmuşken, ”Ananas ve Karpuz’‘ gibi aksesuarları koyup durduk maşallah evin her bir kösesine.

”Evi havalandırmak” denen şey, yerini ‘Air Mist‘ lere bırakarak, atmosfere can ve kan oldular adeta.

Hayatın ve evrenin bize sunduğu, ”Doğal” olan ne varsa unutup, bozup mahvettikten sonra, ”Yapay” biçimlerini sokmaya çalışıyoruz hayatımıza.

Hayır sonra kafamız kadar dolu yağınca şoka giriyoruz da…

Komik oluyoruz biraz.

 

yağmur, sel doğal afet, doğal olanı bozmak, yapay hayatlar, afet, blog, eleştiri, sel felaketi, ekoloji, dekorasyon, oda kokuları ve spreyler, ormanlar sit alanları, doğal yaşam, doğal hayat, Bir Eleştiri… Sonra Neden Kafamız Kadar Dolu Yağıyor?

Henüz yorum yok

Yorum Yap

E-Posta Adresinizi Yazın

Dilerseniz HTML etiketleri: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> kullanabilirsiniz

Bültenimize abone olun